Ayin Yapalım Derken Anız Yaktık

Ayin Yapalım Derken Anız Yaktık

Zeki Alasya ve Metin Akpınar, Tarkan ve Kurt, Ahmet Kural ve Murat Cemcir ikililerinden sonra bir de Oğuzhan ile Mert ikilisiyle tanışın.

Birinin Tokat Erbaa’dan, birinin İzmir’den çıktığı yolculuk Anadolu Üniversitesi’nde buluşturuyor onları. Oğuzhan Koç ve Mustafa Mert Güneş şimdiye kadar üç belgesel çekti ve belgeselleri ile dört ödül aldı. Ayrıca hazırladıkları belgeseller uluslararası yarışmalarda ve Azerbaycan’da gösterime girdi. Henüz 23 yaşında olan Koç ve Güneş aldıkları ödüllerle çalışmalarını taçlandırdı. İşini seven, heyecanlı, azimli ve başarılılar. Ve sizinle tanışmaya hazırlar.

Aslında 6 tane belgeselimiz var ama 3 tanesini daha yayınlamadık. Şimdiye kadar çıkardığımız üç tane belgesel var, onlarda başarı elde etti. Belgesellerimizden birinin konusu Şamanizm, adı Bozkırın Çocukları. İlk projemiz ise 92 Belgeseli. Bu belgeselde de Hocalı Katliamı’nı işledik. 92 Belgeselimiz SETEM Akademi en iyi kurgu ödülünü aldı ve Hazar Kısa Film Festivalinde bize dördüncülük getirdi. Azerbaycanlılar Derneği’nden ödül aldık. Bozkırın çocukları Belgeseli, Dünya Gazeteciler Birliği tarafından düzenlenen Türk Dünyası’ndan ödül aldı. Bir de Beylerbeyi adında bir belgeselimiz var. O da son Kayı Beyi’ni anlatıyor. Beylerbeyi, Adana Altın Koza Film Festivalinde gösterildi. Altın Koza Türkiye’deki en önemli ödüllerden biri. Belgeselimizin burada gösterime girmesi bizi onurlandırdı.

Kapı kapıyı açtı

Yola çıktığımız ilk zaman bu kadar güzel şeylerle karşılaşmayı hayal bile etmiyorduk. Araştırmalarımızı yaparken farklı insanlarla tanıştık. Kapı kapıyı açtı en son İlber Ortaylı ile görüştük. Aziz Sancar’a telefon açtık. Yurtdışından dönünce yüz yüze görüşmek isterim dedi bize, belki ortak proje yapabileceğimizi söyledi. Aziz Sancar gibi birinden bunu duymak, müthiş bir his.

Neden daha iyi Türk filmleri yapılmasın?

Şimdiye kadar Cüneyt Arkın filmlerinden sonra yapılmış en iyi Türk filmi Fetih 1453, onun ardından Dağ Serisi. Bu alanda bir yetersizlik olduğundan ve daha iyisini yapmak istediğimiz için bu konu üzerinde çalışıyoruz. Tabi konuya ilgimiz olduğu da yadsınamaz bir gerçek.

Cüneyt Arkın’ın filmleri muazzam

Bazıları, Cüneyt Arkın bi atlıyor on kişi ölüyor, bi kılıç savuruyor 3 kişi ölüyor gibi şeyler söylüyor. Bu eleştirileri tamamen yersiz ve acımasız buluyorum. Dönemin şartlarına baktığımızda odunları yağlayarak kamerayı kaydırıyorlar. O şartlara göre filmler gerçekten muazzam. Şimdiye kadar birbirlerinin en iyi arkadaşı olmuşlar. Mezun olduktan sonra da ortak projeler hazırladıklarını söylüyorlar.

Sabahın altısında ayin yaptık

Ayin yapalım derken anız yaktık biz. Şamanizm belgeselini çekmek için bi alan bulduk. Ama görmeniz lazım dümdüz bi yer bakılınca 2 kilometre ötesi görülür, ortada sadece bi tane ulu ağaç. Tamam dedik süper, burası çok uygun. Biz toplandık gittik. Saat sabahın altısı. Güya hava aydınlanırken ayin görüntüsü çekeceğiz. Ağaç zaten dağ başında bir yer. Biz odun bulamayacağımızı hiç düşünmedik, bu yüzden odun falan almadık yanımıza ateş yakmak için. Ama her şeyi hazırladık artık ateşi yakacağız. Bi baktık odun yok etrafta. Sonra etraftaki otları topladık, başka çaremiz yok bunları yakalım dedik. Biraz benzin döktük. Tutuştu otlar. Sonra bir de baktık bi adam var orda. Meğer biz dağ başında falan değil tarlanın ortasındaymışız. Ayin yapalım derken de anız yakmışız!

Pavyona Düştük

Ödül töreni için İstanbul’a gittik. Maslak’tayız. Hiç bilmediğimiz bi yer. Birde ilk defa ödül alacağız heyecan var bizde. Bir gece önce gittik aksilik çıkmasın diye (!) Geç saatte vardık. Karnımız acıktı, dışarı çıktık bir şeyler yemeye. Yolda güvenliğe sorduk bize pilavcı tarif etti. Gittik, pilavcı kapalı. Sonra başka bi güvenlik bulduk, pizzacı tarif etti. Tuttuk yolu pizzacıya gidiyoruz. Gidiyoruz ama etrafta bizden başka kimse yok, işin kötüsü pizzacı da yok! Bi güvenlik daha bulduk sonra. “ Siz çok yanlış gelmişsiniz. Burası sanayi” demezmi bize. Tekrar düştük yola geri dönüyoruz, bu arada bi de bizi köpekler koşturdu, bi süre arabaların üstünde beklemek zorunda kaldık ama burayı es geçiyorum. Çünkü gecenin en kötü olayını henüz yaşamamıştık. Umudumuzu kesmiş bir şekilde artık kalacağımız yere doğru gitmeye başladık. Baktık sağ tarafta açık bi yer var. Dedik burada vardır yiyecek bir şey girelim. Girdik. Oturduk. Yarım tavuk ekmek bide kola söyledik. Ama bi baksak ki başında rakı bardağı bi amca sol tarafta oynuyor. Başka bir amca diğer tarafta. Biz şok olduk manzara karşısında. Ödül alacağız diye pavyona düştük habersiz.

Kostümleri biz üretiyoruz

Kostümleri biz üretiyoruz. Endüstriyel tasarım bölümünde okuyan arkadaşlarımız var. Araştırıyoruz, birlikte tasarlıyoruz. Dikimini de biz yapıyoruz. Kostümlerimizi tamamen kendi üretimimiz.

Sınır karakoluna gideceğiz

Kıyamet sonrası dünya konulu bir film çekme planımız var. Hatta hazırlıklara başladık. Malzemelerin bir kısmını aldık. Kendi imkanlarımızla yapıyoruz çalışmalarımızı bu yüzden proje küçük de olsa, hazırlık aşaması uzun zaman alıyor. Aylar öncesinden başlıyoruz para biriktirmeye. Bunun dışında bir de üzerinde çok durduğumuz, çok istediğimiz bir proje var. Bir sınır karakoluna gidip, askerlerle bir ay yaşamak istiyoruz. Sonra da bunun filmini yapmak. Her projemiz bizim için önemli ama sınır karakoluna gitme fikri bizim için ayrıca özel.

 

Ayin Yapalım Derken Anız Yaktık

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir